Loading...

Frezya Çiçeği (Freesia)


Frezya Çiçeği (Freesia) 

FREZYA (Freesia)
Familya : Iridaceae,


Bölge : Afrika,Sudan, Frezyalarparlak renkleri ve emsalsiz kokusuyla kış aylarında kesme çiçek olarakevlerimizi şenlendirir.Biraz özenle bu güzel çiçeği bahçemizde deyetiştirebiliriz. Frezya iyi drenajlı hafif toprak, kuytu ve güneşlibir yer ister.Minik soğanlar nisan ayında 5 cm. derinlikte ve 10-15 cm.aralıklarla dikilir.Düzenli su verilir.Temmuzdan ekime kadar sürekliçiçek açar.Bitki sarardıktan sonra soğanları dikkatlice sökülür.Kurukum içinde bahara kadar saklanır.

Gala Çiçeği (Calla Lily)


Gala Çiçeği (Calla Lily)


GALA : (Calla lily) Zantedeschia
Familya : Araceae
Bölge :Güney Afrika

Bu gösterişli bitki kesinlikle bahçeye ayrı bir hava verir.
Suyu çok sevdiği için havuz kenarlarına veya fazla sulak yerlere dikilebilir.
Son zamanlarda çok değişik renklerde gala üretilmekle beraber dış
mekan için en dayanıklı olan beyaz çiçeklilerdir.

Rizomları yaz sonuna doğru ayrılarak humuslu toprakla doldurulmuş bir
saksıya dikilir. Üzerinde yaprağı olabilir. Önceleri az sulanır. Bitki
büyümeye başlayınca artırılır.Saksıda yetişebilir. Yahut humuslu
toprağa bahçeye de dikilebilir. Bahar ve yaz boyunca çiçekleri geçene
kadar toprağı hep ıslak tutulmalıdır. Daha sonra suyu azaltılır.

Gelincik Çiçeği (Papaver rhoeas)

 

Gelincik Çiçeği (Papaver rhoeas)

Gelincik (Papaver rhoeas), gelincikgiller (Papaveraceae) familyasından Dünya'da çok geniş bir yayılma alanına sahip bir yıllık bir bitki türü.

Morfolojik özellikleri
 
25-60 cm arasında değişen yüksekliklere ulaşabilir. Yaprakları mavimsi yeşildir. Dip yapraklar uzun saplı, gövde yaprakları sapsız ve gövdeye bitişiktir.

Çiçeklerin genel rengi koyu kırmızıdır. Ancak beyaza kadar giden sarı, turuncu gibi değişik renkleri vardır.

Gelincik Temmuz ile Ağustos aylarında sabah saat beş buçuk ile on saatleri arasında tohum tozlarını (polen) yayar. Aynı saatlerde arılar ve diğer böcekler çiçeklere gelerek bu tozlara bulanırlar. Böylece, böceklerin beslenme saatleri ile bitkilerin tohum tozlarını yayma saatleri aynı zaman dilimine rastlamaktadır.

Kültürümüzde Kullanımı


Gelincik hafif bir yatıştırıcıdır. Özellikle taç yapraklarında rhoeadic ve papaveric asitler vardır. Tüm parçalar "rhoeadine" alkoloidi içerir.

Gelincik çiçeğinin yeşil aksamından, tohumlarından, ve kırmızı taç yapraklarından, petallerinden yararlanılır. Taç yapraklarından geleneksel olarak gelincik şerbeti yapılır. Bozcaada gelincik ve gelincikten elde edilen gelincik şerbeti ile ünlüdür.

Gelincik Şerbeti


Gelincik çiçeğinin kırmızı petallerinden yapılan geleneksel bir içecek. Özellikle İstanbul ve Marmara / Ege Bölgeleri'nde çok eski dönemlerden beri yapılan ve sevilerek içilen serinletici ve çeşitli faydaları olduğu ileri sürülen bir içecektir. Üretim süreci zor ve gelincik hasat dönemi çok kısa olduğu için ender bulunur, dolayısıyla değerlidir. Üretimi: Kırmızı gelincik petalleri (taçyaprakları) toplandıktan sonra, kapsüle yakın kısmındaki siyah kısımlar ayıklanır. Bir parça limon ve bol su ilavesiyle kavanozlarda, güneş görecek yerlerde bir hafta kadar bekletilir. Petallerin kırmızı rengi suya çıktıktan sonra, yapraklar süzülerek atılır. Bol şeker ve limon ile karıştırılır. Çok az miktar limontuzu da dilenirse eklenebilir. Elde edilen sıvı yoğun olduğundan su ve bol buz eklenerek içime hazırlanır. Son yıllarda Bozcaada'da üretimi yapılmaktadır.


Kültürde Yeri

Gelincik ismi geleneksel Türk gelinliklerinin kırmızı olmasından gelir. Kırmızı gelincikler küçük bir gelin olarak görülürler. Bir bölgede çok asker ölürse o bölgede gelincik çiçeğinin biteceğine inanılır. Gelincikler I. Dünya Savaşının da en önemli sembollerindendir.

Japonlar, gelincik için şöyle der; ’Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır. Yaşamıştır. Bugünü vardır. Yaşıyordur. Ama yarını belli değildir’.
 

Ekinezya (Koni Çiçeği)

Ekinezya (Koni Çiçeği)
Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır.Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür.Ve her insan bir görevle yaratılmıştır. Bu, kızılderilinin varlık teorisidir.
 
Yaslı Güvercin,Salish Kabilesi
Ekinezya (Koni Çiçeği)

Ekinezya'nın sadece soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara iyi geldiği biliniyor ancak bunun yanı sıra birçok hastalığa da iyi gelen mucizevi bir bitki. "Ekinezya mucizesi Vücudun hastalıklara karşı korunması için savunma sisteminin sağlıklı ve güçlü olması en öncelikli gereksinim. Bu gereksinime hizmet amacıyla, her toplum kendi gelenekleri doğrultusunda bitkilerden yararlanmış. Bu amaçla kullanılan bitkiler arasında ekinazya (Echinacea), son yıllarda adına en sık rastlanan bitki olarak karşımıza çıkıyor. Anavatanı Kuzeydoğu Amerika olan ekinazya bitkisinin tıp alanındaki kullanımı hakkında bilinenler, özellikle Cheyenne ve Sioux'lar gibi Kızılderili kabilelerinin bu bitkiyi yaraların iyileştirilmesinden, ateşli hastalıklara kadar geniş bir alanda yaygın olarak kullanmasına dayanıyor. Kullanımı bu kadar eskiye dayanmasına karşın, ekinezya son yıllarda yaşlı bilgelerin gizemli ilaç sandıklarından çıkarak doğal ürün raflarındaki, hatta eczanelerdeki yerini almış durumda. Yüzlerce yıl tedavide kullanıldıktan sonra 19. yüzyılda modern ilaçların gölgesinde gündemden düşen ancak 100 yıl sonra yeniden ve güçlü bir biçimde doğan ekinezya üzerine yapılan bilimsel çalışmaların yoğunluğu, bitkinin günümüzde bir Rönesans yaşadığını gösteriyor. Ekinezya üzerine ilk modern bilimsel çalışmalar geçen yüzyılın 2.yarısında başlatılmış. Alman hekim Meyer'in, ekinazya ekstresi ile hazırladığı özel bir preparatın romatizma, nevralji, özellikle başın önkısmını etkileyen baş ağrıları, dispepsi, tümörler, açık yaralar ve vertigo gibi hastalıkların tedavisinin yanı sıra bitki zehirlenmeleri ve yılan sokmalarının tedavisinde de kullanıldığı biliniyor (Lloyd1904). Bu yıllarda Lloyd Brothers Inc. tarafından daha büyük çapta üretilen ekinazya tentürü, 1916 da Amerikan Ulusal Formüler isindeki yerini almış ve böylece bitkinin tıp alanındaki kullanımı yasallık kazanmış. Son 30 yılda özellikle Alman araştırmacılar tarafından ekinazya bitkisive etkileri üzerine yapılan klinik çalışmalar neticesinde ekinezya bugün şifalı (tıbbi) bitkiler arasında ön planda. Yapılan bu çalışmalarla bitkinin sağlıklı doku ile hastalığa neden olan mikroorganizmalar arasındaki doğal bariyeri yok eden enzimin oluşumunu engellediği, akyuvarların üretimini ve aktivitesini artırdığı kanıtlanmış, ayrıca nezle ve grip gibi bulaşıcı enfeksiyonlara karşı bünyenin savunmasını sağlayan "interferon" isimli maddenin üretimini artırmak yolu ile bağışıklık sistemini uyardığı anlaşılmış. Bu veriler ışığında, günümüzde ekinazyaya ilgi oldukça yoğun. Son bulgular: Ekinazyanın tedavi alanındaki etkileri ile ilgili sonveriler, bitkinin alerjik reaksiyonların oluşmasını da önlediğini ortaya koyuyor."